Atomik Swap Nedir?

Paylaş
Copied to clipboard!
Atomik Swap Nedir?
Bu makaleyi dinleyin
00:00 / 00:00

Atomik swap (takas) nedir?

Atomik swap (takas), farklı blockchain ağları üzerinde çalışan iki farklı kripto paranın hızla birbirine çevrimini mümkün kılan bir tekniktir. Böylesi bir süreç (zincirler arası atomik alım satım olarak da bilinir) akıllı kontratlara dayanır ve kullanıcıların coinlerini kendi kişisel kripto cüzdanlarından doğrudan alıp satabilmelerini sağlar. Yani atomik swap özünde, farklı blockchainler arasında gerçekleştirilen eşler arası bir ticarettir. 

Zincirler arası ticaret fikri yenilikçi bir teknik olmasına rağmen uzun yıllardır tartışılmaktadır. Tier Nolan, 2013 yılında tam bir atomik swap protokolünü tanımlayan muhtemelen ilk kişidir. Fakat, güvene dayalı olmayan bir çevrim protokolü olan P2PTradeX, 2012 yılında Daniel Larimer tarafından öne sürülmüştür ve bazı kişiler bunu atomik swapların prototipi olarak kabul eder. 

Bunu takip eden yıllarda, birçok geliştirici atomik swap protokollerini denemiştir. Kanıtlar, Bitcoin, Litecoin, Komodo, ve Decred topluluklarının hepsinin süreçte önemli bir rol oynadığını göstermektedir. 

Görünen o ki, ilk eşler arası atomik swaplar 2014’te yapılmaya başlamıştır. Fakat teknik ancak 2017 yılında genel olarak bilinir hale gelmiştir. Bunun başlıca sebebi de LTC/BTC ve DCR/LTC arasındaki başarılı swaplardır. 


Atomik swaplar nasıl çalışır?

Atomic swap protokolleri katılımcı partilerin hile yapmasını engelleyecek şekilde tasarlanmıştır. Protokollerin nasıl çalıştıklarını anlamak için Alice’in Litecoinlerini (LTC) Bob’un Bitcoinleriyle (BTC) takas etmek istediğini varsayalım. 

İlk olarak, Alice LTC’lerini kasa görevi gören bir kontrat adresine yatırır. Bu kasa yaratıldığında, Alice buna erişebilmek için bir de anahtar oluşturur. Alice daha sonra bu anahtarın kriptografik bir hashini Bob ile paylaşır. Bob henüz LTC’lere erişemez çünkü anahtarın kendisine değil yalnızca anahtar hashine sahiptir. 

Daha sonra Bob, Alice tarafından verilen hashi kullanarak bir diğer kasa kontrat adresi yaratır ve bu adrese BTC’lerini yatırır. BTC’leri alabilmek için, Alice’in aynı anahtarı kullanması gereklidir ve bunu yaparak anahtarı Bob için görünür kılar (hashlock adlı özel bir fonksiyon sayesinde). Bu da, Alice’in BTC’lere eriştiği anda Bob’un da LTC’lere erişebileceği ve böylece swapın tamamlandığı anlamına gelir. 

‘Atomik’ terimi bu işlemlerin ya tam olarak gerçekleştiği ya da hiç gerçekleşmediği anlamına gelir. Eğer taraflardan biri vazgeçerse ya da yapması gerekeni yapmazsa kontrat iptal edilir ve fonlar otomatik olarak sahiplerine geri döner. 

Atomik swaplar iki farklı yolla yapılabilir: zincir üstü ya da zincir dışı. Zincir üstü atomik swaplar iki para biriminden birinin ağında gerçekleşir (bu örnekte Bitcoin ya da Litecoin blockchaininde). Diğer yandan zincir dışı atomik swaplar ikinci katmanda gerçekleşir. Genellikle bu tip atomik swaplar, Lightning Network’te kullanılanlara benzer çift yönlü ödeme kanallarına dayanır.

Teknik açıdan, bu güvene dayalı olmayan alım satım sistemlerinin çoğu Hash Zaman Kilitli Kontratlara (HTLC) (Hash Timelock Contracts) ve çoklu-imza kullanan akıllı kontratlara dayanır. 


Hash Zaman Kilitli Kontratlar (HTLC)

Hash Zaman Kilitli Kontratlar (HTLC), Bitcoin Lightning Network’ün önemli parçaları olsalar da, bunlar aynı zamanda atomik swapları mümkün kılan anahtar öğelerdir. İsminden de anlaşılacağı gibi, iki temel fonksiyona dayanırlar: bir hash kilidi ve bir zaman kilidi. 

Hash kilidi, fonların bir veri parçası (bir önceki örnekte Alice’in anahtarı) paylaşılmadığı takdirde harcanmasını engeller. Zaman kilidi ise, kontratın sadece daha önceden belirlenmiş bir zaman aralığı içinde uygulanabileceğini garanti eden fonksiyondur. Sonuç olarak, HTLC’lerin kullanımı güven ihtiyacını ortadan kaldırır çünkü oluşturdukları kurallar grubu atomik swapların kısmi olarak gerçekleştirilmelerini engeller. 


Avantajları

Atomik swapların en önemli avantajları merkeziyetsiz doğalarıyla ilişkilidir. Merkezi bir borsaya ya da herhangi başka bir aracıya ihtiyacı ortadan kaldıran zincirler arası swaplar iki (ya da daha fazla) parti arasında karşılıklı güvene ihtiyaç olmadan yapılabilir. Kullanıcılar fonlarını merkezi bir borsaya ya da bir üçüncü partiye emanet etmediği için güvenlik seviyesi de yükselir. Aracı kullanmak yerine alım satımlar doğrudan kullanıcıların kişisel cüzdanlarından yapılır. 

Ayrıca, eşler arası ticaretin bu türünün operasyonel masrafı çok daha azdır çünkü alım satım masrafları ya çok düşüktür ya da yoktur. Son olarak atomik swaplar, alım satımların yüksek seviyede birlikte çalışabilirlikle, çok hızlı gerçekleşmesini sağlar. Diğer bir deyişle altcoinler, aracı coin olarak Bitcoin ya da Ethereum kullanılmadan doğrudan swaplanabilir. 


Sınırlamalar

Atomik swapların gerçekleştirilebilmesi için yerine getirilmesi gereken birkaç koşul vardır ve bu koşullar tekniğin daha geniş çaplı kullanımının önünde engel teşkil edebilir. Örneğin, bir atomik swap yapmak için, iki kripto paranın aynı hashing algoritmasını (ör. Bitcoin için SHA-256) paylaşması gerekir. Ayrıca, HTLC ve diğer programlanabilir özelliklerle uyumlu olmaları gerekir. 

Bunun dışında, atomik swaplar kullanıcı gizliliğine yönelik kaygılara da neden olmaktadır. Bunun sebebi, zincir üstü swapların ve işlemlerin blockchain tarayıcı üzerinden hızla takip edilebilmesi ve bu sayede de adreslerin bağlantılandırılmasının kolaylaşmasıdır. Bu sorun için kısa vadeli çözüm daha az görünür olmak için gizlilik odaklı kripto paraların kullanılmasıdır. Yine de, birçok geliştirici daha güvenilir bir çözüm yaratmak için atomik swaplarda dijital imzaların kullanımını araştırmaktadır. 


Atomik Swaplar neden önemlidir?

Atomik swaplar kripto para dünyasını geliştirme yönünde çok büyük bir potansiyele sahiptir fakat yine de daha geniş çapta test edilmeleri gereklidir. Zincirler arası alım satım, çoğu merkezi borsada var olan birçok soruna çözüm getirebilir. Bu borsalar kripto para sistemlerini bu güne kadar çalışır halde tutsalar da, bazı kaygılar hala devam etmektedir. Mevcut sorunlardan bazıları şunlardır:

  • Saldırılara açık olmak: Birçok değerli kaynağı tek bir yerde tutmak bu kaynakları hacklenmeye daha açık hale getirir ve merkezi borsalar dijital saldırıların başlıca hedefidir. 

  • Fonların yanlış yönetimi ve insan hatası: merkezi borsalar insanlar tarafından idare edilir. Eğer önemli görevlerdeki kişiler hata yaparsa ya da yöneticiler borsa operasyonlarına yönelik kötü tercihler yaparsa, kullanıcı fonları ele geçirilebilir. 

  • Operasyonel masrafların daha yüksek olması: merkezi borsalarda çekim ve alım satım masrafları daha yüksektir

  • Yüksek hacimli taleplere yönelik verimsizlik: piyasa hareketleri çok yoğun olduğunda, merkezi borsalar artan ticaret talebine yanıt vermekte genellikle yetersiz kalarak sistemin yavaşlamasına ya da çevrimdışı kalmasına neden olurlar. 

  • Yasal düzenleme: çoğu ülkede, kripto para düzenlemeleri ideal şartlardan oldukça uzaktadır. Hükümetlerin onayı ve idaresine yönelik hala birçok kaygı bulunmaktadır. 


Son fikirler

Atomik swaplar oldukça yeni ve sınırlamalara sahip olsalar da, bu teknoloji blockchain karşılıklı çalışabilirliği ve zincirler arası ticaret kapasitelerine yönelik önemli değişimlere sebep olmaktadır. Teknik, kripto para endüstrinin büyümesine yönelik çok büyük bir potansiyel barındırır, merkeziyetsizlik ve eşler arası para transferi anlamında yeni olanaklar ortaya koyar. Atomik swapların yakın gelecekte özellikle de merkeziyetsiz borsalarda gitgide daha fazla kullanılması çok olasıdır. 

Loading