Bitcoin Protokolü

Paylaş
Bitcoin Protokolü

Bitcoin yaratılmış ilk kripto paradır. En temelde, sahtekarlığa büyük oranda dayanıklı, kopyalanamaz ya da yok edilemez bir dijital para türüdür. Bilgisayar ve ağ teknolojileri bugünkü gelişmiş durumuna dijital bilginin tek bir evrensel özelliği sayesinde ulaşmıştır; çoğunun kolaylıkla kopyalanabilmesi sayesinde. Web’den Office uygulamalarına ve ağ programlamalarına kadar her şeyin hızlıca yaratılabiliyor olması da  birler ve sıfırlardan oluşan bir serinin kolayca ve neredeyse sıfır maliyetle kopyalanabilmesine dayanır. 

Bilgisayar uzmanları ve geliştiricilerinin veri ekonomisinin diğer tarafını merak etmeleri uzun sürmedi. Data kopyalanamasaydı ne olurdu? Ya eşsiz veri parçası diye bir şey var olsaydı ve bir kullanıcıdan diğerine iletilebilseydi? Bu durumun pratik uygulamaları daha ilk anda çok netti. Kopyalanamayan eşsiz data dijital para olarak kullanılabilirdi. 

İlk kripto para bu şekilde icat edildi. Çoğu insanın bu tarz dijital para birimleri ile ilgili ya hiç bilgisi bulunmuyor ya da çok az şey biliyor. Bu nedenle Bitcoin’in ne olduğunu ya da Bitcoin’in nasıl çalıştığını merak ediyor olabilirler.  Kripto paraların altında yatan ve onları bu kadar eşsiz yapan teknoloji pek çoğumuz için en karmaşık konulardan biri olma özelliği taşıyor.  

Çok farklı özellik ve kullanım alanı nedeniyle Bitcoin kelimesi çok farklı anlamlar ifade edebilir. İlkin, kripto para olarak Bitcoin (BTC) dağıtılmış, eşler arası (P2P) dijital para anlamına gelebilir. İkinci olarak,  bu dijital ekonomi ağı altta yatan bir kurallar serisine göre hareket eder yani Bitcoin Protokolüne göre. Üçüncüsü, dünya genelinde pek çok bilgisayar üzerinde çalışan bu protokolün ve alakalı yazılımın kaynak koduna da Bitcoin denebilir. Dolayısıyla, Bitcoin kelimesi bu fonksiyonların tamamını kapsayan tüm bu ekosistemi tanımlamak için kullanılabilir. 


Blokchain (Blokzincir)

Eşsiz ve değiştirilemez veri problemi dijital depolamanın erken günlerinden bu yana programcıları zorlamıştır. Diskteki ya da herhangi bir kayıt ortamındaki veri bu kadar kolay bir şekilde değiştirilebiliyorsa, hangisinin doğru ve meşru kayıt olduğunu kim söyleyebilir? Bu, 1990’ların başlarında Stuart Haber ve W. Scott Stornetta tarafından ilk blockchain arketipi yaratılana kadar zor ve yalnızca birkaç yanıtı olan bir sorudur. Bu ikili, verilerin kurcalanmasını engellemenin bir yolu olarak  ilk defa  kriptografik ispat  kullanma aracılığıyla blok zincirlerini güvenceye aldılar.  Haber ve Stornetta’nın çalışmaları kesinlikle Hal Finney ve diğer birçok bilgisayar bilimcisinin çalışmalarını etkiledi ve sonunda da Bitcoin’in yaratılmasını sağladı.  Bitcoin whitepaper’ı 2008 yılında Satoshi Nakamoto takma adıyla yayınlandı.

Blockchain’in ortaya çıkması,  yeni bir dijital para türü  kavramı olarak Bitcoin ve diğer kripto paralar için kesinlikle çok önemlidir.  Temel olarak, blockchain yapısı genel bir kayıt defteri ya da veritabanı gibi bir kayıtlar bütünüdür. Blokchain’in eşsizliği bu kayıtları doğrulamak ve korumak için kullandığı mekanizmada gizlidir. 


Dağıtılmış ve Şifreli

Bitcoin’in altında yatan teknoloji, verinin ve işlemlerin bütünlüğünün korunması için tasarlanmıştır.  Öncelikle,  varlıkların birden fazla kez harcanabilir olmamasını garantilemek için her bir işlem dijital olarak imzalanarak kriptografik tekniklerle doğrulanır. Eğer işlemin geçerliliği doğrulanırsa madencilik (daha da fazla kriptografi içerir) adıyla bilinen bir işlem aracılığıyla blockchain’e kalıcı olarak kayıt edilir. Bu süreç çok fazla ek çaba olarak görülebilir fakat Bitcoin sistemin güvenilirliği üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bitcoin blockchain’ini değiştirmek tüm yapının kayıt kayıt çözülmesi anlamına gelir ki bu da en hızlı bilgisayarlar tarafından bile yapılması mümkün olmayan bir işlemdir. 

Diğer bir  önemli güvenlik seviyesi ise verinin dünyanın dört bir yanında çok sayıda node ağına (her birinde blockchain verisinin bir kopyası bulunur) dağıtılmış olduğu gerçeğine dayanır. Bu da datanın bir node’da bir değişikliğe uğraması durumunda diğer kopyalardan farklılık gösterdiği için ağdaki katılımcıların bu bozukluğu kolayca fark edebilecekleri anlamına gelir. Bu süreç Proof of Work (İş ispatı) olarak adlandırılan bir mutabakat algoritması ile idare edilir. Aynı verinin onlarca, yüzlerce, binlerce kopyasını aynı anda çözmek, veriyi yalnızca bir kere çözmekten defalarca kat daha zor  olduğu için veri çok güvenlidir. Buna ek olarak, dağıtılmış bir sistem çökmelere ve siber saldırılara karşı daha dayanıklıdır çünkü geleneksel merkezi sistemler gibi tek bir veri merkezine dayanmamaktadır. 

Blockchain teknolojisi, dağıtılmış kayıt defteri girdileri sayesinde takip edilebilen, eşsiz ve kopyalanamaz elektronik verilerin ortaya çıkmasını sağlamış,  bu sayede de merkeziyetisiz ve kriptografik olarak güvenli bir dijital para birimi olarak Bitcoin’in yaratılmıştır. Bitcoin Protokolü 21 milyon adetten daha fazla coin üretilemeyecek şekilde tasarlanmıştır. Yeni coinler Proof of Work (PoW) mutabakat algoritmasıyla kontrol edilen  ve kriptografik hash fonksiyonlarına dayanan Bitcoin madenciliği adlı süreçle oluşturulur. 

Bir diğer ifadeyle, blockchain tüm hareketlerin kaydedildiği, değişikliğe ve hileye karşı oldukça dirençli, dağıtılmış bir kayıt defteri gibi hareket eder. Veritabanındaki kayıtlar değiştirilemez ya da gerçek hayatta ulaşılması mümkün olmayacak bir seviyede hesaplama gücü olmadan veriler kurcalanamaz. Bu da ağın ‘orjinal’ dijital dokümanlar kavramını zorunlu kılarak  Bitcoin ‘i oldukça eşsiz ve kopyalanamaz bir dijital para haline getirdiği anlamına gelir.  


Eşsiz verinin gücü

Günümüze kadar dijital teknoloji, datanın kolayca kopyalanması sayesinde değer buldu. Gelecekte ise teknolojideki güç, eşsiz veri parçalarını kullanmak ve birbirleri ile nasıl etkileşim içinde olacaklarını analiz etmekten beslenecek. Bitcoin ve benzeri gelişmeler sayesinde, örneğin karmaşık finansal işlemler, çok daha tutarlı, doğru ve yanlış yorumlamalara daha kapalı hale gelecek. 

Dijital paralar halihazırda çok geniş bir yelpazede kullanılıyor ve çok çeşitli mal ve hizmetlerin ödemesine aracılık ediyor. Blockchain teknolojisi sayesinde kullanıcılar para transferlerini banka ve finansal kurumlar gibi üçüncü partilere ihtiyaç duymadan çok daha düşük masraflarla yapabiliyorlar. Buna ek olarak blockchain teknolojisi,  yıllarca korunabilecek ve denetlenebilecek, tutarlı ve değiştirilemez bir veritabanını mümkün kılarak bu teknolojinin çok farklı uygulamalar için kullanılabilmesine olanak sağlıyor. 

Loading