2008 Finansal Krizi

31.12.2018

uploads/wiIqy74yOHvuf8RHhGH6.png

2008 Finansal Krizi: Geçmişi ve Bugünü

2008’de finansal kriz küresel ekonomiyi sarstı. Şimdi bundan on yıl sonra, insanlar kuralların ne yönde değiştiğini  ve daha da önemlisi gelecekte bu tür ekonomik krizlerden nasıl kaçınmak gerektiğini merak ediyor. 

Yüksek riskli konut kredisi piyasasında  başlayan kriz daha sonra büyük çaplı küresel bir finansal krize ve durgunluğa dönüştü. Büyük çaplı kurtarma paketlerinden, ortaya çıkan ekonomik düşüşe kadar birçok kişi daha önce güvendikleri küresel bankacılık sistemlerinin  istikrarını ve şeffaflığını sorgular hale geldi. 


Finansal Kriz süresince ne oldu?

Büyük Buhran’dan beri en kötü ekonomik felaket olarak bilinen 2008 finansal krizi dünya ekonomisine büyük zarar verdi. Bunun sonucunda, ev fiyatlarında düşüşe ve işsizlikte keskin bir artışa sebep olan Büyük Durgunluk meydana geldi. Krizin yansımaları çok geniş bir alana yayıldı ve bugün hala finansal sistemleri etkilemeye devam ediyor. 

A.B.D’de sekiz milyondan fazla kişi işlerini kaybetti, yaklaşık 2.5 milyon işyeri zarar gördü ve 2 yıldan kısa sürede dört milyona yakın ev haczedildi. Gıda yetersizliğinden, gelir eşitsizliğine birçok insan sisteme olan inancını kaybetti.

Durgunluk resmi olarak 2009 yılında sona erse de, özellikle A.B.D’de birçok kişi daha uzun süre sıkıntı çekmeye devam etti. İşsizlik oranı 2009’da %10’a ulaştı ve ancak 2016’da kriz öncesi dönemdeki oralanlarına geriledi. 


Büyük Durgunluk’a Ne Sebep Oldu?

Sebep olarak bakıldığında suçlanacak çok sayıda etmen mevcut. “Mükemmel fırtına” alttan alta gelişiyordu ve bir kere kırılma noktasına ulaştığında finansal kriz meydana geldi. Finansal kurumlar yüksek riskli krediler (çoğunlukla mortgage olarak) veriyordu ve bu da sonunda vergi mükelleflerinin finanse ettiği büyük çaplı bir kurtarma operasyonuna dönüştü. 

2008 finansal krizinin gerçek sebebi çok komplike olsa da, zincirleme etkiyi başlatan ve finansal sistemde çatlaklar meydana getiren Amerika’nın konut piyasası oldu. Bunu Lehman Brothers şirketinin iflası takip etti ki bunun  Amerika ve Avrupa ekonomisi üzerinde son derece olumsuz etkileri  oldu. Sonuç olarak, halk bankaların potansiyel eksikliklerini fark etmeye başladı ve bu da  küresel ekonominin birbirine nasıl bağlı olduğuna dayanarak dünya çapında belirgin  bozulmalara sebep oldu. 


Bugün neden hala önemlidir?

Finansal krizin üzerinden on yıl geçmiş olmasına rağmen hala bazı kaygılar mevcut. Gerilemenin etkileri hala canlı ve tarihsel standartlara kıyasla küresel ekonomi görece daha zayıf şekilde kendini toparlıyor. Yüksek riskli krediler yine verilmeye başlandı ve öndeğer oranlar bugun düşük olsa da bu durum kısa sürede değişebilir. 

Regülatörler 2008 yılından bu yana küresel finansal sistemin değiştiği ve güvenlik önlemlerinin büyük oranda arttırıldığı konusunda ısrar ediyor. Bu nedenle, bir çok kişi bugün küresel finansal sistemin  on yıl öncesine kıyasla daha güçlü olduğunu düşünüyor. 

Diğer yandan, bazıları hala “Bu tip bir ekonomik kriz tekrar meydana gelebilir mi?” diye kaygılanıyor. Kısa cevap; evet, herşey mümkün. Yapılan birçok değişikliğe  ve koyulan yeni kurallara rağmen hala devam eden temel sorunlar mevcut. 

Şunu unutmamak gerekir ki, 2008 finansal krizi politikaların önemli olduğunu bize gösteriyor. 2008’de meydana gelen olayların nedeni en temelde regülatörler, politikacılar ve kuralları belirleyenlerin yıllar öncesinde aldıkları kararlardı. Uygulanan zayıf kontrolden, şirket kültürünün etkisine, Büyük Durgunluk hiç de geride kalmış değil.  


Bitcoin ve Diğer Kripto Paraların Gelişmesi

2008’de finansal krizin yükselmesi geleneksel bankacılık sistemleriyle ilişkili bazı riskleri ortaya çıkarırken, 2008 aynı zamanda yaratılan ilk kripto para olan Bitcoin’in doğum yılıydı. 

A.B.D. Doları ya da İngiliz poundu gibi itibari paraların aksine Bitcoin ve diğer kripto paralar merkeziyetsizdir yani ulusal bir devlet ya da merkez bankası tarafından kontrol edilmez. Bunun yerine, yeni coinlerin oluşturulması önceden tanımlı kurallar (protokol) ile belirlenir.

Bitcoin protokolü ve altta yatan Proof of Work mutabakat algoritması yeni kripto para birimlerinin düzenli bir programı takip ederek oluşturulmasını sağlar. Yeni coinlerin yaratılması madencilik olarak bilinen bir sürece dayalıdır. Madenciler yalnızca yeni coinlerin sisteme girmesinden değil aynı zamanda işlemlerin doğrulama ve onaylamasını yaparak ağın güvenliğini sağlamaktan da sorumludur. 

Buna ek olarak protokol, dünya  üzerinde toplam 21 milyon Bitcoin olabileceğini garanti eden bir belirli maksimum arz ortaya koyar. Bu da mevcut ve gelecekteki Bitcoin miktarına yönelik sürprize yer olmamasını sağlar. Dahası, Bitcoin kaynak kodu açık kaynaklıdır yani herhangi biri kodu kontrol edebilir ya da kodun gelişimine katkıda bulunabilir.  


Sonuç

2008 finansal krizinin üzerinden on yıl geçmiş olmasına rağmen insanlar uluslararası bankacılık sisteminin gerçekte ne kadar hassas olduğunu unutmadılar. Kesin emin olmamız mümkün değil fakat bunun Bitcoin gibi merkeziyetsiz dijital para biriminin oluşturulmasının altında yatan sebeplerden biri olması çok muhtemel. 

Kripto paraların önünde hala uzun bir yol var fakat itibari para sistemlerine karşı uygulanabilir bir alternatif sundukları kesin. Böylesi bir alternatif ekonomik ağ finansal bağımsızlık getirebilir ve gelişmekte olan daha iyi bir toplum oluşturma potansiyeline kesinlikle sahiptir. 

Loading