Piyasa Döngülerinin Psikolojisi

Paylaş
Copied to clipboard!
Piyasa Döngülerinin Psikolojisi
Bu makaleyi dinleyin
00:00 / 00:00

Piyasa psikolojisi nedir?

Piyasa psikolojisi, piyasa hareketlerinin katılımcıların duygusal durumlarını yansıttığı (ya da bu durumlardan etkilendiği) fikridir. Ekonomik kararların alınmasında etkili olan çeşitli etmenleri inceleyen disiplinler arası bir alan olan davranışsal ekonominin başlıca konularından biridir.

Birçok kişi, finansal piyasalardaki değişimlerin arkasındaki başlıca gücün duygular olduğuna inanır. Ve genel olarak değişim halindeki yatırımcı duyguları da psikolojik piyasa döngüleri adındaki kavramı meydana getirir.

Kısacası piyasa duyarlılığı, yatırımcıların ve tacirlerin bir varlığın fiyat hareketlerine yönelik genel duygularıdır. Piyasa duyarlılığı pozitif olduğunda ve fiyatlar devamlı olarak yükseldiğinde bir boğa trendi olduğu (genellikle boğa piyasası olarak adlandırılır) söylenir. Bunun tersine ise ayı piyasası adı verilir ve fiyatlarda devam eden bir düşüş söz konusudur.

Yani duyarlılık, bir finansal piyasa içindeki tüm tacirlerin ve yatırımcıların bireysel görüşlerinden ve duygularından meydana gelir. Bir diğer bakış açısı da duyarlılığın, piyasa katılımcılarının genel duygularının bir ortalaması olduğudur. 

Fakat tüm gruplarda olduğu gibi burada da tek bir fikir baskın değildir. Piyasa psikolojileri teorilerine göre bir varlığın fiyatı, kendisi de dinamik olan genel piyasa duyarlılığına göre sürekli değişim gösterme eğilimindedir. Aksi takdirde başarılı alım satımlar yapmak çok daha zor hale gelir. 

Uygulamada, piyasa yükseldiğinde bunun sebebi muhtemelen tacirler arasındaki daha olumlu yaklaşım ve daha yüksek güvendir. Pozitif piyasa duyarlılığı talebin artmasına ve arzın azalmasına sebep olur. Bunun karşılığında, yükselen talep yaklaşımın daha da güçlenmesine neden olabilir. Benzer şekilde, güçlü bir aşağı trend, talebi azaltan ve mevcut arzı yükselten negatif bir duyarlılık meydana getirir.

 

Piyasa döngülerinde duygular nasıl değişir?

Yukarı trend

Tüm piyasalar genişleme ve daralma döngülerinden geçer. Bir piyasa genişleme döngüsünde olduğunda (boğa piyasası) optimizm, inanç ve hırs ortamı mevcuttur. Bunlar, güçlü alma hareketlerine neden olan başlıca duygulardır.

Piyasa döngüleri sırasında bir tür döngüsel ya da geriye dönük etki görülmesi oldukça yaygındır. Örneğin, fiyat yükseldikçe duyarlılık daha pozitif hale gelir ve bu da duyarlılığın daha da pozitif hale gelmesini sağlayarak piyasayı daha da yukarı taşır.

Bazen, kuvvetli hırs ve inanç duyguları piyasayı bir finansal balonun ortaya çıkabileceği şekilde ele geçirir. Böylesi bir senaryoda birçok yatırımcı mantık dışı hareket etmeye başlar, gerçek değeri gözden kaçırır ve yalnızca piyasanın yükselmeye devam edeceğine yönelik inançları nedeniyle bir varlığı satın alır. 

Piyasa ivmesi nedeniyle daha açgözlü ve fazla heyecana kapılmış hale gelerek, kar etmeyi umut ederler. Fiyatlar yukarı yönde fazla ilerlediğinde, bölgesel tepe noktası yaratılır. Genel olarak bu nokta maksimum finansal risk noktası olarak kabul edilir.

Bazı durumlarda, varlıklar kademeli olarak satıldıkça piyasa bir süreliğine yatay hareket sergiler. Buna dağıtım aşaması adı da verilir. Fakat, bazı döngüler belirgin bir dağıtım aşaması sergilemez ve tepe noktaya ulaşıldığı anda aşağı trend başlar.

Aşağı trend

Piyasa diğer yöne dönmeye başladığında aşırı mutlu ruh hali hızla kayıtsızlık haline bürünebilir çünkü birçok tacir yukarı trendin sona erdiğine inanmayı reddeder. Fiyatlar düşmeye devam ettikçe piyasa duyarlılığı hızla negatif yöne kaymaya başlar. Buna çoğu zaman kaygı, inkar ve panik duyguları eşlik eder.

Bu bağlamda kaygıyı, yatırımcıların fiyatın neden düştüğünü sorgulamaya başladıkları an olarak tanımlayabiliriz, buradan da kısa süre içinde inkar aşamasına geçilir. İnkar aşamasında belirgin bir kabullenememe hali mevcuttur. Birçok yatırımcı kaybeden pozisyonlarını tutmak konusunda ısrarcı olur çünkü ya artık "satmak için çok geçtir" ya da "piyasanın kısa süre içinde eski haline döneceğine" inanırlar.

Fakat fiyatlar daha da düştükçe, satış dalgası gitgide daha kuvvetli hale gelir. Bu noktada korku ve panik, piyasa kapitülasyonuna neden olur (varlıkları tutmaya devam edenlerin pes etmeleri ve yerel dip noktaya yakın bir noktada bu varlıkları satmaları).

En nihayetinde, oynaklık azaldıkça aşağı trend durur ve piyasa dengelenir. Genellikle, umut ve optimizm bir kez daha artışa geçmeden önce piyasada yan hareketler görülür. Bu yan hareket dönemi aynı zamanda birikim aşaması olarak da bilinir.

 

Yatırımcılar piyasa psikolojisini nasıl kullanır?

Piyasa psikolojisi teorisinin geçerli olduğu varsayılırsa, tacirin bu teoriyi anlaması daha karlı zamanlarda pozisyonlara girmesine ve pozisyonlardan çıkmasına yardımcı olabilir. Piyasanın genel tutumu faydalı değildir: en yüksek finansal fırsatlar (alıcı için) genellikle çoğu kimsenin umutsuz olduğu ve piyasanın çok düşük olduğu zamanlardır. Bunun aksine finansal risk genellikle piyasa katılımcılarının çoğunluğunun aşırı mutlu ve fazla kendine güvenli olduğu zamanlarda en yüksek seviyededir.

Dolayısıyla, bazı tacirler ve yatırımcılar psikolojik döngülerin farklı kademelerini belirlemek amacıyla piyasa duyarlılığını okumaya çalışır. İdeal koşullarda bu bilgiyi, panik hissi yaygın olduğunda (düşük fiyatlar) alım yapmak ve açgözlülük aşamasında (yüksek fiyatlar) satış yapmak için kullanmaları gerekir. Uygulamada ise bu optimum noktaları belirleyebilmek oldukça zor bir görevdir. Yerel dip noktası olarak görünen bir nokta (destek) direnemeyerek daha da düşük diplere neden olabilir.

 

Teknik analiz ve piyasa psikolojisi

Geçmiş piyasa döngülerine bakmak ve genel psikolojinin nasıl değiştiğini değerlendirmek kolaydır. Geçmiş verileri analiz etmek hangi hareketlerin ve kararların o dönem için en karlı olabileceğini çok net hale getirir.

Fakat, sürecin içindeyken piyasanın nasıl değiştiğini anlamak zordur ve hatta bir sonra neler olacağını tahmin etmek daha da zordur. Birçok yatırımcı, piyasanın nasıl hareket edeceğini tahmin edebilmek için teknik analiz (TA) kullanır.

Bir anlamda, TA göstergelerinin piyasanın psikolojik durumunu ölçmeye çalışırken kullanılabilecek araçlar olduğu söylenebilir. Örneğin, Göreceli Güç Endeksi (RSI) göstergesi bir varlığın ne zaman güçlü bir pozitif piyasa duyarlılığına (örn. aşırı hırs) bağlı olarak aşırı alımda olduğunu gösterebilir.

MACD de, piyasa döngülerinin farklı psikolojik dönemlerini belirlemek için kullanılabilecek göstergelere bir örnektir. Kısacası, göstergenin doğruları arasındaki ilişki piyasa ivmesinin ne zaman değişeceğini gösterebilir (örn. alım gücünün zayıflaması).

 

Bitcoin ve piyasa psikolojisi

2017'deki Bitcoin boğa piyasası, piyasa psikolojisinin fiyatları ve fiyatların da piyasa psikolojisini nasıl etkilediğinin açık bir örneğidir. Bitcoin, Ocaktan Aralığa kadar yaklaşık 900 USD'den tüm zamanların en yüksek değeri olan 20.000 USD'ye kadar yükseldi. Yükseliş sırasında, piyasa duyarlılığı gitgide daha pozitif hale geldi. Binlerce yeni yatırımcı piyasaya girdi ve boğa piyasasının heyecanına kapıldı. FOMO (yenilikleri kaçırma korkusu), aşırı optimizm ve hırs, fiyatları hızla yükseltti, ta ki fiyatlar daha fazla yükselemeyene kadar.

Trend değişimi 2017'nin sonlarında ve 2018'in ilk aylarında başladı. Bunu takip eden düzeltme, geç katılan birçok kişiyi büyük miktarlı kayıplarla karşı karşıya bıraktı. Aşağı trend başladığında bile, hatalı güven ve umursamazlık birçok kişinin HODLing'e devam etmesine neden oldu. 

Birkaç ay sonra, piyasa duyarlılığı son derece negatif hale geldi ve yatırımcıların duydukları güven tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. FUD (korku, belirsizlik ve şüphe) ve panik, tepe noktaya yakın fiyatlardan alım yapanların dibe yakın noktalarda satış yapmasına ve dolayısıyla da büyük kayıpların yaşanmasına neden oldu. Bazı kişiler, teknolojik olarak temelde diğerleriyle aynı olsa da Bitcoin'e yönelik büyük hayal kırıklığı yaşadı. Aslında, sürekli olarak geliştirilmeye devam ediyordu.

 

Bilişsel Yanlılıklar

Bilişsel yanlılık, insanların çoğu zaman mantık dışı kararlar almalarına sebep olan yaygın düşünce yapılarıdır. Bu yapılar hem tacirleri bireysel olarak hem de piyasayı genel anlamda etkileyebilir. Yaygın örneklerden birkaçı şunlardır:

  • Doğrulama yanlılığı: kendi inançlarımızla örtüşen bilgilere fazla değer verirken, bu inançlarla çelişen bilgileri görmezden gelme ya da dikkate almama eğilimidir. Örneğin, boğa piyasasındaki yatırımcılar olumlu haberlere daha fazla odaklanırken, olumsuz haberleri ya da piyasa trendinin değişmek üzere olduğu bilgisini göz ardı edebilir.

  • Kayıptan kaçınma: insanların kazançlardan duydukları keyiften daha fazla şekilde kayıplardan korkmasıdır, bu durum kazanç kayıpla benzer seviyede ya da daha yüksek olsa bile geçerlidir. Diğer bir deyişle, kaybın yarattığı acı, kazancın yarattığı mutluluktan daha yüksektir. Bu yanlılık, tacirlerin iyi fırsatları kaçırmasına ya da piyasa kapitülasyonu dönemlerinde panik satışı yapmalarına sebep olabilir.

  • Sahiplik etkisi: Bu yanlılık, insanların sahip oldukları şeylere, sadece mülkiyet hissine bağlı olarak fazla değer vermeleridir. Örneğin, bir kripto para çantasına sahip olan bir yatırımcı bunun coin sahibi olmamaktan daha değerli olduğunu düşünür.

 

Son fikirler

Birçok tacir ve yatırımcı, psikolojinin piyasa fiyatları ve döngüleri üzerinde etki sahibi olduğu konusunda hem fikirdir. Psikolojik piyasa döngüleri iyi biliniyor olsa da, bunlarla başa çıkmak her zaman kolay değildir. 1600'lerde Hollanda'da yaşanan  Lale Çılgınlığı döneminden 90'lardaki dotcom balonuna kadar, yetenekli tacirler bile kendi tavırlarını genel piyasa duyarlılığından ayırmada zorluk çekerler. Yatırımcılar, yalnızca piyasa psikolojisini değil aynı zamanda kendi psikolojilerini ve bunun karar verme süreçlerini nasıl etkilediğini anlama zorlu göreviyle karşı karşıyadır.

Loading