Alivre (Forward) ve Vadeli (Futures) Sözleşmeler Nedir?

Paylaş
Bu makaleyi dinleyin
00:00 / 00:00

En temelde forward (alivre) ve futures (vadeli) sözleşmeler; tacirlerin, yatırımcıların ve emtia üreticilerinin bir varlığın gelecekteki fiyatı üzerine spekülasyonda bulunmalarını sağlar. Bu sözleşmeler, gelecekteki bir tarihte (vade tarihi), sözleşmenin oluşturulduğu zamanda anlaşılan fiyat üzerinden bir aracın ticaretinin yapılmasını sağlayan iki taraflı taahhütlerler olarak işlev görürler. 

Alivre ve vadeli sözleşmelerin altında yatan finansal araç; hisse senedi, emtia, para birimi, faiz ödemesi ve hatta bono gibi herhangi bir varlık olabilir. 

Fakat alivre sözleşmelerin aksine vadeli sözleşmeler, sözleşme bakış açısından (yasal anlaşmalar olarak) standardize edilmiştir ve alım satımları belli yerlerde (vadeli sözleşme borsaları) yapılır. Bu nedenle, vadeli sözleşmeler belli kurallara tabidir. Bu kuralların arasında örneğin sözleşmenin büyüklüğü ve günlük faiz oranları bulunabilir. Çoğu durumda, vadeli sözleşmenin uygulamaya konması bir takas kurumu tarafından garantilenir, bu sayede de tarafların daha az karşı taraf riskiyle ticaret yapması sağlanır. 

Vadeli piyasaların ilkel versiyonları 17. Yy’da Avrupa’da yaratılmış olsa da, Dōjima Pirinç Borsası (Japonya) kurulmuş ilk vadeli borsa olarak kabul edilir. 18. Yüzyılın başlarında Japonya’da, ödemelerin çoğu pirinçle yapılıyordu bu nedenle de dalgalı pirinç fiyatlarıyla bağlantılı riskleri engellemek için vadeli sözleşmeler kullanılmaya başlandı. 

Elektronik ticaret sistemlerinin ortaya çıkmasıyla, vadeli sözleşmeler farklı kullanım alanlarıyla beraber tüm finans endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaya başlandı.  


Vadeli sözleşmelerin İşlevleri

Finans endüstrisi bağlamında, vadeli sözleşmeler genellikle aşağıdaki işlevleri yerine getirirler:

  • Hedge etme ve risk yönetimi: Vadeli sözleşmeler belirli bir riski azaltmak için kullanılabilirler. Örneğin, bir çiftçi talihsiz olaylar ve piyasa dalgalanmalarına rağmen gelecekte belli bir fiyatı almasını garantilemek için ürünlerini vadeli sözleşmeli olarak satabilir. Ya da ABD hazine bonosu sahibi bir Japon yatırımcı, çeyrek dönem kupon ödemesine (faiz oranı) eşit miktarda JPYUSD vadeli sözleşmesi satın alıp bu sayede kuponun değerini JPY olarak daha önceden belirli oranda kilitleyerek USD etkisini hedge edebilir. 

  • Kaldıraç: vadeli sözleşmeler yatırımcıların kaldıraçlı pozisyonlar oluşturmalarına olanak verir. Sözleşmeler için vade tarihinde uzlaşılırken, yatırımcılar pozisyonları için kaldıraç kullanabilirler. Örneğin 3:1 kaldıraç, tacirlerin ticaret hesabı bakiyelerinin üç katı büyüklüğünde pozisyonlara girmelerine olanak sağlar. 

  • Kısa vadeli risk: vadeli sözleşmeler yatırımcıların bir varlığa yönelik kısa vadeli risk almasını sağlar. Bir yatırımcı, dayanak varlığa sahip olmadan vadeli sözleşmeyi satmaya karar verirse, buna genellikle teminatsız pozisyon (naked position) adı verilir. 

  • Varlık çeşitliliği: yatırımcılar spot ticareti yapılması zor varlıklara yönelik risk alabilirler. Petrol gibi emtiaların sevkiyatı genellikle masraflıdır ve yüksek oranda depolama masrafı içerir. Fakat vadeli sözleşmeler kullanılarak, yatırımcılar ve tacirler geniş çaplı bir emtia çeşitliliği üzerinde fiziksel olarak ticareti gerçekleştirmeden spekülasyon yapabilir. 

  • Fiyat keşfi: vadeli piyasalar, emtialar gibi çeşitli varlık türleri için alıcı ve satıcıların tek duraklı hizmet noktasıdır (ör. Arz ve talep birleşir). Örneğin, petrol fiyatları benzin istasyonlarında gerçekleştirilen yerel etkileşimler yerine vadeli piyasalardaki gerçek zamanlı talep fiyatlarına göre vadeli piyasalarda belirlenebilir. Buna ek olarak, vadeli sözleşmeler genellikle günlük işlem saatlerinin dışında işlem görür bu da fiyatların daha şeffaf olmasını sağlar. 


Uzlaşma mekanizmaları 

Bir vadeli sözleşmenin vade tarihi, bu sözleşme için son ticari faaliyetin yapılabileceği gündür. Bu günden sonra, ticaret son bulur ve sözleşmeler üzerinde uzlaşılır. Vadeli sözleşme uzlaşması için iki başlıca mekanizma mevcuttur. 

  • Fiziksel uzlaşma: dayanak varlık, daha önceden belirli bir fiyat üzerinden bir sözleşmede anlaşmaya varan iki taraf arasında takas edilir. Kısa (satan) taraf, uzun (alan) tarafa varlığı teslim etme sorumluluğuna sahiptir. 

  • Nakdi uzlaşma: dayanak varlık doğrudan takas edilmez. Bunun yerine, bir taraf diğerine varlığın güncel değerine denk bir ödeme gerçekleştirir. Nakdi uzlaşmalı vadeli sözleşmelerin tipik örneklerinden biri petrol vadeli sözleşmelerdir. Binlerce varilin fiziksel olarak  ticaretini yapmak oldukça karmaşık olacağından nakit para üzerinden ticaret yapılır. 

Nakdi uzlaşmalı vadeli sözleşmelerin uygulanması daha kolaydır bu nedenle de mülkiyetlerinin el değiştirmesi oldukça hızlı gerçekleştirilebilecek (en azından petrol varilleri gibi fiziksel varlıklara kıyasla) likit menkul kıymetlerde ya da sabit gelir araçlarında bile daha yaygın olarak kullanılır. 

Fakat, nakdi uzlaşmalı vadeli sözleşmeler dayanak varlığın fiyatında manipülasyona neden olabilir. Bu tip piyasa manipülasyonlarına genellikle “kapanışı patlatmak” (banging the close) adı verilir ve bu terim vadeli sözleşmelerin vade tarihleri yaklaşırken emir defterlerini bozmaya yönelik amaçlarla yapılan anormal ticari aktiviteleri tanımlar. 


Vadeli sözleşmelerden çıkış stratejileri

Bir vadeli sözleşme pozisyonu alındıktan sonra, vadeli ticaret yapanların gerçekleştirebilecekleri üç temel eylem vardır:

  • Ters işlem: bir vadeli sözleşmeyi, eş değere sahip bir karşı işlem yaratarak kapatma eylemine verilen addır. Yani bir tacir kısa pozisyonlu 50 vadeli sözleşmeye sahipse, eşit miktarda uzun pozisyon açarak ilk pozisyonunu nötr hale getirebilir. Ters işlem stratejisi, tacirlerin kar ve zararlarını uzlaşma tarihinden önce realize etmesini sağlar. 

  • Pozisyon yenileme: Bir tacirin ilk vadeli sözleşmesinin mahsubundan sonra yeni bir vadeli sözleşme açmasına karar vermesiyle gerçekleşir ve temelde vade süresinin uzatılması anlamına gelir. Örneğin, eğer bir tacir ocağın ilk haftasına vadeli 30 uzun pozisyonlu vadeli sözleşmeye sahipse ama pozisyonunu altı ay uzatmak istiyorsa, ilk pozisyonunu mahsup ederek eşit büyüklükte bir pozisyonu temmuzun ilk haftasına vadeli olarak açabilir.

  • Uzlaşma: Vadeli sözleşme sahibi bir tacir pozisyonunu yenilemez ya da ters işlem yapmazsa, vade tarihinde sözleşmede uzlaşılır. Bu noktada, dahil olan tarafların pozisyonlarına göre varlıkları (ya da nakiti) takas etmeleri yasal olarak zorunludur. 


Vadeli sözleşme fiyat yapıları: contango ve normal depor

Vadeli sözleşmelerin yaratıldıkları andan üzerinde uzlaşmaya varaılana kadar, sözleşme piyasa fiyatları alım ve satım güçlerine bağlı olarak sürekli değişim halindedir. 

Vade ve vadeli sözleşmelerin değişen fiyatları arasındaki ilişki farklı fiyat yapıları meydana getirir. Bunlara da genellikle contango (1) ve normal depor (3) adı verilir. Aşağıdaki grafikte gösterildiği gibi bu fiyat yapıları, bir varlığın vade tarihindeki (4)  beklenen spot fiyatıyla (2) doğrudan bağlantılıdır. 

Alivre (Forward) ve Vadeli (Futures) Sözleşmeler Nedir?

  • Contango (1): vadeli sözleşme fiyatının beklenen vadeli spot fiyattan daha yüksek olduğu bir piyasa koşulu.

  • Beklenen spot fiyatı (2): varlığın uzlaşma anındaki (vade tarihi) olması beklenen fiyat. Unutulmamalı ki, beklenen spot fiyat her zaman sabit değildir. Örneğin piyasa arz ve talebine göre değişiklik gösterebilir.

  • Normal depor (backwardation) (3): vadeli sözleşme fiyatının beklenen vadeli spot fiyatından düşük olduğu bir piyasa koşulu

  • Vade tarihi (4): uzlaşmaya varılmadan önce, bir vadeli sözleşme için ticari faaliyetin son günü.

Contango piyasa koşulları alıcılara (uzun pozisyon) oranla satıcılar (kısa pozisyon) için daha karlı olsa da, normal depor piyasalar genellikle alıcılar için karlıdır. 

Vade tarihi yaklaştıkça, vadeli sözleşme fiyatının adım adım spot fiyata yaklaşması ve sonunda da ikisinin aynı değerde buluşmaları beklenir. Eğer bir vadeli sözleşme ve spot fiyatı vade tarihinde aynı değilse, tacirler arbitraj fırsatları sayesinde kısa sürede kar yapabilir. 

Contango senaryosunda, vadeli sözleşmeler genellikle kolaylık olması açısından beklenen   spot fiyatın daha yüksek bir fiyata işlem görür. Örneğin vadeli ticaret yapan bir kişi, depolama ve sigorta masrafları gibi konularda düşünmesine gerek kalmaması için (altın yaygın bir örnektir),  gelecek bir tarihte teslim edilecek fiziksel bir emtia için prim ödemeye karar verebilir. Buna ek olarak şirketler, hizmetleri için zorunlu olan emtialar satın alarak (ekmek üreticisinin buğday vadeli sözleşmesi alması gibi) gelecekteki harcamalarını tahmin edilebilir değerlerde sabitlemek için vadeli sözleşmeleri kullanabilirler. 

Diğer yandan normal depor piyasa, vadeli sözleşmeler beklenen spot fiyatının altında işlem gördüğünde gerçekleşir. Spekülatörler fiyatlar beklendiği gibi artarsa kar edebilme umuduyla vadeli sözleşmeleri satın alırlar. Örneğin, vadeli ticaret yapan bir kişi önümüzdeki yıl beklenen spot fiyatı 45 dolar olan petrol varillerini bugün tanesi 30 dolardan satın alabilir. 


Son fikirler

Alivre sözleşmelerin standart bir tipi olarak vadeli sözleşmeler, finans endüstrisi içinde en çok kullanılan araçlardan biridir ve çeşitli işlevlere sahip olmaları bu sözleşmeleri birçok kullanım alanı için uygun kılar. Yine de fon yatırımı yapmadan önce vadeli sözleşmelerinin altında yatan mekanizmaları ve kendi piyasalarını anlamak oldukça önemlidir. 

Bir varlığın fiyatını geleceğe yönelik olarak kilitlemek belli durumlar için kullanışlı olsa da, her zaman güvenli değildir özellikle de sözleşmeler marj üzerinden ticari işlem görüyorsa. Bu nedenle, vadeli sözleşme ticaretinde kaçınılmaz olan riskleri sınırlandırmak için genellikle risk yönetimi stratejileri kullanılır. Bazı spekülatörler vadeli piyasaların fiyat hareketleri hakkında fikir sahibi olabilmek için temel analizin yanı sıra teknik analiz göstergelerini de kullanırlar. 

Loading