Kısmi Rezerv Nedir?

Paylaş
Kısmi Rezerv Nedir?
Bu makaleyi dinleyin
00:00 / 00:00

Kısmi rezerv, müşterilerin yatırdığı paraların bir kısmının kredi olarak verilmesi ve yalnızca küçük bir kısmının çekilmeye hazır bir şekilde gerçek nakit para olarak tutulması yoluyla ticari bankaların kar etmelerini sağlayan bir bankacılık sistemidir. Uygulama açısından bakıldığında, bankacılık sistemi müşterilerin bankaya yatırımlarını kullanarak hiç yoktan para yaratmış olur. 

Diğer bir deyişle, bu bankalar kendi finansal hesaplarına yatırılan paradan minimum bir yüzdeyi tutmakla yükümlüdür yani paranın geri kalanını kredi olarak verebilirler. Banka kredi verdiğinde, hem banka hem de parayı borç alan kişi parayı bir varlık olarak kabul eder, böylece ekonomik anlamda en baştaki miktar ikiye katlanmış olur. Bu para daha sonra çok defa  tekrar kullanılır, tekrar yatırılır ve tekrar borç verilir. Dolayısıyla bir çarpan etkisi ortaya çıkar ve bu sayede kısmi rezerv bankacılığı “yeni para yaratmış” olur.

Borç para verme ve alma kısmi rezerv bankacılığı sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır ve ticari bankaların para çekmeye olanak sağlayabilmesi için çoğu zaman merkez bankasının tedavüle yeni para sokması gerekir. Çoğu merkez bankası, yaptıkları diğer şeylerin yanı sıra,  minimum rezerv zorunluluğunu belirleyen düzenleyici kurumlar olarak da faaliyet gösterir. Çoğu ülkenin finansal kurumlarının kullandığı bankacılık sistemi bu şekildedir. A.B.D ve diğer serbest ticaret ülkelerinde kullanımı çok yaygındır. 


Kısmi Rezerv Bankacılık Sistemlerinin Yaratılması


Kısmı rezerv bankacılık sistemi 1668 civarında İsveç Riksbank dünyanın ilk merkez bankası olarak kurulduğunda yaratıldı fakat bu dönemde kısmı rezerv bankacılığının bazı basit türleri hali hazırda kullanılıyordu. Yatırılan paraların artıp genişleyebileceği, ekonominin verilen kredilerle hareketlenebileceği fikri hızla popüler hale geldi. Var olan kaynakların kasalarda istiflenmesi yerine harcama yapılmasını desteklemek için kullanması  mantıklı gözüküyordu.

İsveç bu uygulamayı daha resmi hale getirmek için adım attıktan sonra kısmi rezerv yapısı yerleşti ve hızla yayılmaya başladı. A.B.D. de ilki 1791’de ikincisi de 1816’da iki merkezi banka kuruldu fakat ikisi de hayatta kalamadı. 1913’te  Federal Rezerv Yasası, şu anda A.B.D merkezi bankası olan A.B.D. Federal Rezerv Bankasını kurdu. Bu finansal kurumun tanımlanmış hedefleri; fiyatlandırma, iş gücü ve faiz oranları bazında ekonomiyi öngörmek, dengelemek ve maksimize etmektir. 


Nasıl çalışır?

Müşteriler banka hesaplarına para yatırdıklarında bu para artık yatıran kişinin en azından doğrudan şekilde malı değildir. Artık paranın sahibi bankadır ve bunun karşılığında müşterilere istediklerinde para çekebilecekleri bir yatırım hesabı verirler. Bu da, belirli banka kuralları ve prosedürleri dahilinde müşterilerin istedikleri zaman yatırdıkları paranın tamamına erişim hakkına sahip olmaları gerektiği anlamına gelir.  

Fakat , banka yatırılan paranın kontrolünü ele aldığında, miktarın tamamını elinde tutmaz. Bunun yerine, yatırılan paranın küçük bir yüzdesi (kısmi rezerv) tutulur. Bu rezerv tipik olarak %3 ve %10 arasındadır ve kalan para diğer müşterilere verilecek krediler olarak kullanılır. 

Bu basit örnekle verilen kredilerin nasıl yeni para yarattığını görebilirsiniz:

  1. Müşteri A, Banka 1’e 50,000$ yatırır. Banka 1, Müşteri B’ye 45,000$ kredi verir
  2. Müşteri B, Banka 2’ye 45,000$ yatırır. Banka 2, Müşteri C’ye 40,500$ kredi verir
  3. Müşteri C, Banka 3’e 40,500$ yatırır. Banka 3, Müşteri D’ye 36,450$ kredi verir
  4. Müşteri D, Banka 4’e 36,450$ yatırır. Banka 4, Müşteri E’ye 32,805$ kredi verir
  5. Müşteri E, Banka 5’e 32,805$ yatırır. Banka 5, Müşteri F’ye 29,525$ kredi verir

Kısmi rezerv zorunluluğu olan %10’la, orjinal 50,000$ yatırım toplamda tüm müşterilerin yatırdığı paraların toplamı olan 234,280$ miktarına büyüdü. Bu örnek, kısmi rezerv bankacılığının çarpan etkisi sayesinde nasıl para yarattığının çok basitleştirilmiş bir örneği olsa da, ana fikri göstermektedir. 

Sürecin, borçlanma esasına dayalı olduğunu belirtmek gerekir. Yatırım hesapları, bankaların müşterilerine ödemekle yükümlü olduğu parayı temsil eder (yükümlülük) ve bankalar için en çok parayı getiren yatırım kazancı kredileridir ve bunlar bankaların mal varlığı haline gelir. Basitçe ifade edersek, bankalar yatırım hesabı yükümlülüklerinden daha fazla kredi hesabı mal varlığı oluşturarak para yaratırlar. 


Peki ya bankaya hücum? 

Bir bankaya para yatırmış kişilerin tamamı tüm paralarını çekmeye karar verirse ne olur? Bu durum bankaya hücum olarak bilinir ve bankalar müşterilerin yatırımlarının yalnızca küçük bir kısmını tutmak zorunda olduğu için muhtemelen finansal yükümlülüklerini yerine getirmede bankanın başarısız olmasına neden olur. 

Kısmi rezerv bankacılığı sisteminin çalışması için para yatıran kişilerin aynı anda bankadan paralarının tamamını çekmek istememesi zorunludur. Bankaya hucümlar geçmişte görülmüş olsa da, müşteriler genellikle bu şekilde hareket etmez. Normalde müşteriler yalnızca bankanın ciddi sıkıntıda olduğunu düşündüklerinde paralarının tamamını çekme girişiminde bulunurlar.  

A.B.D’de, Büyük Buhran büyük çaplı para çekmenin yaratabileceği hasarın en önemli örneklerindendir. Bugün, bankalar tarafından tutulan rezervler böylesi bir durumun tekrar gerçekleşmesi olasılığını en aza indirmek için alınan önlemlerden biridir. Bazı bankalar, müşterilerin taleplerini yerine getirmek ve yatırım hesaplarına erişim sağlayabilmek için zorunlu minimumdan daha fazlasını rezerv olarak tutarlar. 


Kısmi Rezerv Bankacılığının Avantaj ve Dezavantajları

Bu yüksek oranda kazançlı sistemin çoğu avantajından bankalar faydalansa da, kazancın çok küçük bir kısmı yatırım hesaplarından aldıkları faiz aracılığıyla müşterilere de ulaşır. Hükümet kısmı da şemanın bir parçasıdır ve çoğu zaman kısmi rezerv bankacılık sisteminin harcamayı desteklediğini, ekonomik istikrar ve büyüme getirdiğini savunur.

Diğer yandan, çoğu ekonomist kısmi rezerv şemasının sürdürülemez ve çok riskli olduğuna inanır özellikle de çoğu ülkede kurulmuş olan  mevcut para sistemlerinin gerçek para değil kredi/borç temelli olduğu düşünüldüğünde. Sahip olduğumuz ekonomik sistem, insanların hem bankalara hem de devletin yasal olarak belirlediği itibari paraya güvendiği varsayımına dayanır.  


Kısmi Rezerv Bankacılığı ve Kripto para

Geleneksel itibari para sistemlerinin aksine, Bitcoin merkeziyetsiz bir dijital para olarak yaratılmış ve tamamen farklı şekilde çalışan alternatif bir ekonomik çerçeve meydana getirmiştir. 

Kripto paraların büyük çoğunluğu gibi Bitcoin de dağıtılmış node ağı sayesinde sürdürülür. Tüm veri kriptografik kanıtlarla korunur ve blockchain adındaki halka açık dağıtılmış kayıt defterine kayıt edilir. Bu da, merkezi bir bankaya ihtiyaç olmadığı ve sorumlu bir otoritenin bulunmadığı anlamına gelir. 

Ayrıca, Bitcoin miktarı sınırlıdır yani maksimum arz olan 21 milyon birime ulaşıldıktan sonra daha fazla coin yaratılmayacaktır. Dolayısıyla, içerik tamamen farklıdır ve Bitcoin ve kripto para dünyasında kısmi rezerv diye bir kavram bulunmamaktadır. 

Loading